Sayfalar

21 Kasım 2012 Çarşamba

Çek Cumhuriyeti,Karlovy Vary

Bana,bugüne kadar gördüğünüz en güzel yer neresi diye sorarsanız,hiç tereddüt etmeden Karlovy Vary derim.Buraya Prag'dan yaklaşık 2,5 saatlik bir yolculukla ulaşıyorsunuz.

Karlovy Vary

Rus Çarı Deli Petro'nun evi, Karlovy Vary'de çok uzun süre kalmadım, fakat burasının doğal görünümü, temiz havası, yaşam standartı beni çok etkiledi.

Karlovy Vary

Burası "Kaplıcalar Şehri" olarak biliniyor.Şehrin ortasından bir akarsu akıyor ve sokaklardaki çeşmelerden sıcak termal su akıyor.Akarsuyun kenarlarında sigara içilmez levhaları var ve nehir kenarında sigara içen insan göremezsiniz.

Karlovy Vary

Tarihte bir çok önemli şahsiyetin burada evi var, zaman zaman buraya gelip bu doğa harikası coğrafyada yaşamışlar (Mozart,Deli Petro,Goethe). Büyük Atatürk'de hastalandığında bir süre gelip bir kaplıca otelinde kalmış.


Evler o kadar ince bir sanat ruhu ile adeta dantel gibi işlenmiş, rengarenk ve hepsi korunarak günümüze gelmiş.Cafelerde kravatlı iyi giyinmiş erkeklerle şık bayanlar görebilirsiniz.

Karlovy Vary

Karlovy Vary "Kralın Banyosu" anlamına geliyor.Bu şehirde her yıl film festivali yapılıp ödüller dağıtılıyor.

Karlovy Vary

Şehrin  Becherovka Likörü çok ünlü.Zamanında burada yaşayan bir doktor kendi adıyla bu şifalı olduğu söylenen likörü yapmış.



Kaplıca Suyu(Su kendi gücüyle yukarılara fışkırıyor)


Mozart'ın Evi


Goethe'nin Evi






























Karlovy Vary

18 Kasım 2012 Pazar

İstanbul Santral Enerji Müzesi

Sanırım İstanbul'u gezmeye keşfetmeye insan ömrü yetmez,her bir köşesi ayrı tarihi özellikler taşıyor ve herbir yerin kendisine göre bir hikayesi var.


İstanbul Bilgi Üniversitesini sanırım herkes duymuştur,fakat sanırım çoğu kişi Üniversitenin kampusunde,yani yerleşke arazisinde taaa Osmanlı döneminde 1914 yıllarında kurulan (1.Dünya Savaşının başlangıcı) ülkenin ilk elektrik santaralının bulunduğunu bilmez.


Bu santral İstanbul'a 1914-1983 yıllarında elektrik sağlamış, evlerimiz bu santral sayesinde aydınlanmış. Santral kömür ile çalışıyormuş.Santral ülkemizin en önemli endüstriyel mirası durumundadır.


Santralın temeli 1910 yılında açılan bir ihaleyi kazanan Avusturya-Macaristan şirketi Ganz tarafından atılmış.Santral önce tramvaylara,avrupa yakasına ve denizden döşenen kablolarla anadolu yakasına elektrik vermiş.1952 yılına kadar İstanbul'un elektriğini tek başına bu santral sağlamış.


1983 yılında santral ekonomik ömrünü tamamlandığından kapatılmış. 2004 yılında arazi Bilgi Üniversitesi'ne devredilmiş ve bu eski santral ve arazisi santral istanbul kültür ve sanat merkezine dönüştürülmek için hazırlanmaya başlamış. 2007 yılında ise hazırlıklar tamamlanıp kültür ve sanat merkezi olarak hizmete girmiş.


Santralın bulunduğu ana bina ise enerji müzesi olarak hizmete girmiş